6 Eylül 2017 Çarşamba

40. Yıl



21 Haziran 2016 Salı

“TOKİ GENEL MÜDÜRÜ CEVAT ÜLGER”

Tırnak içindeki başlık “farz edelim” sadedinde söylenmiş bir ironiden ibarettir…
Cevat Ülger’i tek cümle içinde kabaca tanıtmak gerekirse; 15 Mayıs 1933 yılında Eskişehir’de doğmuş, 6 Eylül 1977 yılında İstanbul’da vefat etmiş öğretmen, yazar, mimar, ressam, karikatürist, müzisyen…
Kısacık hayatına sığdırdığı güzellikleri anlatmak bu yazının konusu olmadığı için meraklısı başka kaynaklara müracaat edebilir.

14 Eylül 2015 Pazartesi

"Cevat Ülger Emirdağ Çocuğuydu ve Aynı Zamanda Mimardı"

Emek Mahallesi’nde bulunan dernek binasında Emirdağlılar ile bir araya gelen Bakan Avcı, Emirdağlılarla farklı bir muhabbeti olduğunu söyledi.

Maarif Kolejindeki dönemindeki öğretmeni Cevat Ülger’in Emirdağlı olduğuna değinen Bakan Avcı, “ Emirdağlılara ayrı bir muhabbetim var. Benim eğitim öğretim hayatımda en büyük payı olan, kendisine en borçlu hissettiğim öğretmenim rahmetli Cevat Ülger idi. Emirdağ çocuğuydu ve aynı zamanda mimardı. Tepebaşında yolun iki tarafındaki camilerin mimarı da odur. Kayseri ve birçok yerde camileri vardır. Biz de talebesi olarak üst geçitlerden birine Mimar Cevat Ülger adını vererek göstermeye çalıştık” dedi.

8 Eylül 2015 Salı

"Vefatının 38. Yılında Mimar Cevat Ülger" Adlı Konferansın Tam Metni

Vefatının 38. Yılında Mimar Cevat Ülger

Değerli misafirler, değerli gönüldaşlar sizleri derneğimiz “Demet Sanat” Mimar Cevat Ülger Anadolu Sanatları Derneği adına Allah’ın selamıyla selamlıyorum…
Öncelikle derneğimiz adına bu toplantıya vesile olan “Akademya Dergisi”ne teşekkürü bir borç biliyoruz.
Bugün burada toplanma maksadımız Mimar Cevat Ülger Hoca’yı bu kısa zaman dilimi içinde de olsa anmak ve sizlere ana hatlarıyla tanıtmak, anlatmak.
İBDA Mimarı Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu “Ritmin Gücü ve Ritme Davet” isimli kitabın sunuş yazısında; “Cevat Ülger (Karamehmetler), gören göz hakkiyle, doğrudan kavranamayanı gören gerçek sanatkâr...
Cevat Ülger (Karamehmetler), İBDA keyfiyetine vesile unsur olmadan önce, gelişen bir bünyenin giyeceği elbise gibi İBDA fikrinin mimarîsini peşinen hazırlayandır. Ruhunu bekleyen kalıp, aradığını buldu.
Büyük Mimar, Çağdaş Sinan… Yeni malzeme ile eski mimarînin hayatiyetini devam ettiren ve erbabına göre malzeme avantajıyla bazı noktalarda Mimar Sinan'ı aşan gerçek sanatkâr.” Diyor.